Bodrum’da gidilmesi gereken yerler Fotoğraflarım / Genel / Gezilerim / Giyim&Moda / Hikayelerim / İncelemelerim / Seyahat

Ah Bodrum Bodrum..

Herkesin mutlaka gitmesi gereken, Türkiye’nin güzellikleri arasında ilk 10 da benim için. Biz kız kıza eğlenmeye 3 günlüğüne gittik. Sizin kiminle gittiğiniz ve nasıl bir tatil yapmak istediğiniz de önemli tabi ki.

Booking’den puan ve merkeze göre otel baktığımızda en üstte Costa Bodrum City vardı. Çok güzel ağırlandık (dipnot yeni odalarında kalmayı tercih edin). Geceliği iki kişi için Ağustos sonunda 100 TL idi  ve havuz+kahvaltı dahil. Havalimanından Havataş ile otogara gittik (10 TL). Otogardan otel yürüme mesafesindeydi. Bu arada bütün minibüs ve otobüsler otogardan kalkmaktadır.

1.Gün

Akşam gittiğimiz için Bodrum Çarşı’sına indik, çok renkli, çok güzel. Bodrum’un meşhur sebzeli dönerini yedim, bir Antakyalı olarak pek beğenmedim tabiki 🙂 Kesinlikle ve kesinlikle midye dolma yemelisiniz, çok lezzetliydi. Bodrum marina gezilebilir. Ben daha önce Bodrum Kalesi’ni gezdiğim için bu kez gitmedim. Bodrum Kalesi’nin manzarası için bile müzeye gidilebilir. Barlar sokağını çok duymuştum, bir türlü gidememiştim. Biraz hayal kırıklığına uğradım. Sokak çok küçük ve Nevizade’nin çeyreği kadar. Barlardan çalan şarkılar birbirine karışıyor, garsonlar fazla ısrarcı, içkiler aşırı pahalıydı. (1 50’lik Bira ve çerez 25 TL)Görebilirsiniz ama oturmanızı tavsiye etmem.

2.Gün

Gümüşlük meraklısı olduğumuz için, kahvaltı yapar yapmaz yola çıktık 🙂 Kendimizi Gümüşlük otobüsünde bulduk 🙂 (Belediyenin otobüsleri 3,5TL ; minibüsler 5TL ) Neden bu kadar beğenildiğini görünce bir daha anladık. Aşık olduk 🙁 Hatta arkadaşım ileride oraya yerleşmeye karar verdi, o kadar beğendi. Sahili, sahilinde dekor amaçlı süslenen ağaçları, Tavşan Adası, cafeleri, çarşısı hepsi birbirinden güzel. Önce bütün sahili yürüdük, yorulana kadar, poz vermekten ağzımız ağrıyana kadar, mutluluktan bayılana kadar yürüdük. Tabi bu kadar duygu yoğunluğunun üstüne biraz acıktık. Hemen sahil kenarında bulunan fırından kurabiyemsi şeyler aldık ve köy kahvesine oturduk. (Filmlerdeki gibi) Sahil kasabasındaydık, denize karşı sıcacık kurabiye ve çayımızı yudumlarken neden İstanbul’da yaşadığımı sorguladım. Ah keşke hiç bitmeseydi.. Denizi dalgalıydı. Ama Tavşan Adası’na mutlaka yürüyün denizin ortasında yürümek bambaşka keyif 🙂

Akşamına Melengeç’ten yer ayırtmıştık. Rüya ağacının altında efkarlı olmak mümkün değildi biz de bu kez sefamızdan rakı içtik. Efsane manzaraya karşı mutluluk sarhoşu olmuştuk bile çoktan. Ah güzel Bodrum.. Mekan görsel olarak en güzel mekandı, fakat aşırı pahalı ve garsonları çok rahatsız ediciydi. Mezeler 50 metre ötedeki mekanlarda 10-15 iken burada 25-30TL. Üstüne hem kuver hem garsoniye ücreti alındı. Sorarsanız bir daha gitmem. Ama rüya ağacının altında fotoğraf çekilmek neyse ki paralı değil 🙂

3.Gün

Açıkçası LA Plaj, Sebastian, Xuma arasında çok kararsız kalmıştık. Okuduğumuz yorumlara göre La Plaj’ın aşırı pahalı ve garsonların rahatsız edici olduğunu duyduk. Sebastian’ın giriş ücretini pahalı bulduk. Xuma’yı tercih ettik. Minibüsle gittiğimiz için yol uzun geldi, iki vasıta ile gidebildik, Girişi 70 TL idi. Ama muazzam mavi bayraklı bir deniz, dalgasız, tertemiz, konforlu sessiz ve binbir şekilde uzanabileceğiniz, sereceğiniz serpileceğiniz minderler, şezlonglar, iskeleler..Çok güzel bir gün geçirdik. Müzik ve eğlence isterseniz önermem, ama sakin, keyifli bir gün geçireceğinize garanti ederim 🙂

Akşamına tabi yorulduk ama Bodrum’daysanız yorulaMAzsınız. Fink atmaya Fink’e gittik hehe tamam susuyorum az kaldı. Fink’i çok beğendik iki kız çok rahat eğlendik, kimse rahatsız etmedi, üstü açık ve deniz kenarında olduğu için sigaradan da rahatsız olmadım, ortadaki avizeye hasta oldum 🙂 Sürekli shot ikramı yapıldı, içkileri aldığımız anda ödediğimiz için hesapta kitleme olmadı. Fiyatları standarttı, kokteyller 25-30 TL’di. Tavsiye ederim.

4.Gün

Son gün 🙁 Bitez’de yalısına varmadan dönmeyelim dedik, kendimizi Bitez Dondurmacısı’nda bulduk. Keşke daha fazla yeseydim dediğim güzel dondurmaların her çeşidini alın mutlaka. Denizi dondurması kadar güzel, temiz, soğuktu 🙂 Sahildeki herhangi bir mekana girip bir kahve içerseniz plajında rahat edip duş alabilirsiniz. Bitez Yalısı’nı göremedik, ama neyseki dönmeden Mantı Keyfi’nde Bodrum Mantı’mızı yedik.

Seneye kesinlikle tekrar gideceğim, aslında kışın da bir başka olabilir, denemek lazım 🙂 Önerilerinizi beklerim.

Teşekkürler..

img_20160902_194337Rüya Ağacı

img_20160902_134120

Gümüşlük

img_20160903_180148

Xuma Beach-Sunshine

img_20160903_154643

Xuma Beach

img_20160904_190717

Bodrum Bodrum


Yorumlar

  1. Ferhunde Güneş diyor ki: Kasım 23, 2016 at 10:18 am

    Merhaba. teşekkürler yazılar için. ama daha çok yazın lütfen. bi de Xuma’ya gidişin yolları nasıl? bisikletle bodrum merkezden gidilir mi?

    • GezginKoala diyor ki: Aralık 5, 2016 at 3:48 pm

      Merhaba, ilginize teşekkür ederim. Xuma ya bisikletle gitmenizi tavsiye etmem yolları virajlı sizin için tehlikeli olabilir. Merkezden Yalıkavak dolmuşuna binin. Oradan Xuma’ya direkt giden dolmuşlar var 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir